SARI SALTUK VE SALTUKLULAR

Veli SALTIK

Bu çalışmada Hz. Ali’nin ve oğlu Hüseyin’in soyundan gelen Saltuklular hakkında bilgi verilmektedir. Ali soyu, Emevi ve Abbasi baskıları sonucu, önce Horasan, Deylemistan ve Gilan’a; daha sonra Türk yurduna göç etmiştir. Yazıda Sarı Saltuk ve Saltuklular’ın bu tarihsel süreç içerisindeki durumu değerlendirilmiştir. Ek olarak bugün Anadolu topraklarında yaşayan Saltuklular hakkında da bilgi verilmiştir.

Saltuklular, kökenleri itibarıyla Hz. Ali‘nin oğlu İmam Hüseyin‘in soyundan geldikleri için Arap‘tır. Ancak, 1000 yıl önce Türkleşerek Anadolu‘ya gelmişlerdir.

Nasıl Türkleştiler? Anadolu‘ya nasıl geldiler? Aşağıda bu tarihsel sürecin kısa bir özetini sunuyoruz:

Kerbela katliamından sonra Seyyit ve Şeriflerin(1) büyük çoğunluğu Horasan bölgesine göç etti. Burada Emevilere karşı güçlü bir muhalefet oluşturdular. Hz. Ali‘nin amcası Abbas‘ın soyundan gelen Abbasilerle Ebu Müslim‘in öncülüğünde ayaklanarak 750 yılında Horasandan Şam‘a yürüyüp, Emevi Devleti‘ni yıktılar. İktidar Abbasilerin eline geçti.

Kısa bir süre sonra bölge halkları arasında çok sevilen Ali soyu ile Abbasilerin arası da açıldı. Emevilerin Ali soyuna uyguladığı zulüm, bu kez Abbasilerce uygulanmaya başlandı. Horasan bölgesinde Abbasilere karşı bir dizi isyanlar çıktı. Uzun uğraşılardan sonra isyanlar bastırılıp, Horasan bölgesinde egemenlik sağlanınca, Seyyit ve şeriflerin büyük çoğunluğu Gilan, Deylemistan(2) ve Türkistan‘a göç ettiler.

Hz. Ali‘nin torunlarından İmam Hasan Asker ve onun tek oğlu olan İmam Mehdi, Abbasiler tarafından ortadan kaldırılınca, onun soyu devam etmedigi için, İmamlık (Baş Pirlik) makamı, İmam Taki‘nin ikinci oğlu Seyyit Musa Araç’a geçti. Seyyit Musa Araç da öldüğü için, onun Horasan Nişabur‘da bulunan oğlu Seyyit Muhammet, 874 yılında Baş Pir olarak ilan edildi. Nişabur Dergâhı’nda Baş Pirlik, Seyyit Muhammet.ten sonra sırasıyla Seyyit Yahya, Seyyit Cafer, Seyyit Hüseyin, Seyyit Ubeydullah, Seyyit Muhammet’le devam etti.

Seyyit Ubeydullah’ın ikinci oğlu Seyyit Abdulgani, takriben 1000 yılında Buhara‘ya göç etti. Buhara, bu tarihlerde önemli bir kültür merkeziydi. Ağu içenlerin atası, ünlü trigonometri bilgini Ebul Vefa, burada amcası ile birlikte bir üniversite kurmuştu. Birçok Türkmen beyi ve Seyyit, bu okulda okumuştu. Daha sonra Ahmet Yesevi de bu okulda okudu.

Seyyit Abdulgani ve oğulları Muhammet Buhari ile Abdulaziz, burada Türkmen boyu olan Çepniler ve Selçuklular arasında çalışmalar yaptılar. Çepniler, Alevi İslâm‘ı seçince bu kardeşleri Pir (Dede) kabul ettiler.

Muhammed Buhari, 1030 yılında vefat etti. Onun oğlu Ebul Kasım Saltuk’a amcası Abdulaziz baktı. Seyyit Abdulaziz, bu sıralarda Selçuklu ailesinin danişmentliğini ve şehzadelerin öğretmenliğini yapıyordu.

Selçuklu İmparatoru Tuğrul Bey öldükten sonra Selçuklu tahtına yeğeni Alp Arslan geçti. Alp Arslan uzun süre taht kavgaları ile uğraştı. Onun şafi veziri Nizam-ül Mülk(3), Alp Arslan’a bir öğütte bulundu: Türkmen boylarını kendi yanına çekmek istiyorsan, onların çok sevdikleri Dedelerden birkaçını ordularına komutan yap.

Alp Arslan bu öğüde uyarak, Seyyit Ebul Kasım Saltuk, Seyyit Muhammet Mengücek Gazi, Seyyit Ahmet Danişmend Gazi ve Türkmen boy beyi Artuk Şah’ı ordularının başına komutan yaptı. 1071 Yılında Malazgirt’te Bizans İmparatoru Romanos Diogenes’i büyük bir bozguna uğrattı. Sultan Alp Arslan, bu büyük zaferi, Türkmenler arasında mezhep farkı gözetmeksizin kurduğu birliğe borçludur.

Zaferden sonra Alp Arslan, Doğu Anadolu Bölgesi’ni Ebul Kasım Saltuk’a ikta olarak verdi.

DİPNOTLAR

1) İmam Hüseyin’in soyundan gelenlere Seyyit; İmam Hasan’ın soyundan gelenlere Şerif denir.

2) Gilan; Elburuz Dağları’nın güneyinde ve batısında, Tahran-Tebriz Kentleri arasında bulunan, önemli tarım alanlarına, yayla ve meralara sahip bir bölgedir. Batı sınırı Kızılüzüm Irmağı’na dayanır. Doğuda Nemak Gölü ve Tahran’a dek uzanır. Gilanlılar, Dahil Bölgesi’nde oturan kendi hükümdarları tarafından yönetilirlerdi. Hükümdarlık her zaman babadan oğula geçmiyordu. Bazen başka kabilelerden de hükümdar seçilebilirdi. Bu hükümdarlar, Sasani İmparatorluğu’na bağlıydılar.

Deylemistan; Hazar Denizi’nin güneyinde ve Elburuz Sıra Dağları’nın kuzeyinde kalan bölgedir. Elburuz Dağları, aşılması zor, yüksek ve sarp dağlardır. İran’la bölge arasında doğal bir set oluştururlar. Sasani İmparatorluğu döneminde bölge üç eyalete ayrılırdı: Gilan, Deylemistan ve Tabaristan.

3) Vezir Nizam-ül Mülk, 1092 Yılında Nizari İsmaililerin suikasti ile öldürüldü.

 

Kaynak: http://www.hbvdergisi.gazi.edu.tr

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın